new day resolutions
~ irigitte fardot , 5/14/2011 6:29 ÖÖ
Bugün yavaş geçiyor, işler yetişiyor. Bugünü sevdim. Kararlarımı uygulama kuvveti isteyerek bumerang fırlatıyorum boşluğa. O bumerangı istediğim gibi geri gönder bana evren, güç benimle olsun. Sonuçta "1'e 1, elde var 1" olsun ama, o 1'i daha bir farkedeyim.
~ irigitte fardot 6:17 ÖÖ
~ irigitte fardot , 4/28/2011 12:34 ÖS
bu hissi tanıyorum. "bu gece yeni günü ben doğurucam" hissi bu. yaratarak ve kendimi kendimden çıkararak.
Sakisler Diyarı ('Sefam olsun' bölüm I)
~ irigitte fardot , 2/24/2011 6:42 ÖS
Çok çalışırsan çok yorulursun. Gereksiz. O yüzden çözmüşler, az çalışıyorlar. Bak tembeller demiyorum, bilerek ve isteyerek az çalışıyorlar. Kendilerine vakit ayırıyorlar. Çalışmaktan arta kalan vakitlerinde yiyip içip eğleniyorlar. Bak boş vakitlerinde demiyorum, çalışmaktan arta kalan vakitlerinde diyorum. Boş değil ki o vakitler. Bilakis, hepimizinkinden dolu.
İnsanları 'kaliteli zaman' geçirmek istiyorlar diye suçlayamazsın. Kalkıp da ekonomik krizi bu isteğe bağlarsan bozuşuruz. At gözlüğün var derim. At o gözlükleri derim. Demezsem kaçırılmışımdır, eterle bayıltılmışımdır. Dememiş değil, diyememişimdir.
Ben 1:30'tan, 2:00'den sonra iş göremediğimiz hastaneleri, bankaları, bilimum devlet dairelerini ne yılların tradisyonel siestasıyla ne de cankardeşlerimin hedonizm parçacıklı sefam olsunculuğuyla açıklarım. Bu yönetimsel bir bozukluk ve eksikliktir. Evet evrak işleri Türkiye'dekinden bile yavaş ilerliyor ama hayır; benden daha çok uyuyorlar (+ 45 dk ~ 1 sa) ve daha zinde kalıyorlar, kalp krizi geçirme riskleri de benimkinden daha az diye değil bu.
Hem bi dakika, hemen ayağı fırlayıp karşılaştırma yapmayalım, üzülürüz. Çok ciddiyim. Türkiye'deki hangi üniversite günde 2 öğün yemeği bedavaya veriyor öğrencisine? Hangi üniversite envai çeşit dans kursunu, yogasını, pilatesini ve benzerlerini ücretsiz sunuyor? Yaaa, işte.
+watch
~ irigitte fardot , 2/12/2011 7:03 ÖS
from the paper I wrote for the Introduction to Visual Culture class last semester, on scopophilia.
because
~ irigitte fardot , 12/19/2010 9:09 ÖÖ
yürüme
~ irigitte fardot , 11/17/2010 9:10 ÖÖ
Yapınca görücem. Paylaşıcaz neyimiz varsa. N'aparsam yapayım ellerime iş düşücek. Ayaklarımdan söz etmiyorum bile. Zihnim? O hazır. O işi daha başlamadan saymak taraftarı değil. Nasıl, nerden gelirse uyar ona. Kalbim? O trende. Gece treninde. Yolculuktaymış hep de ben bilmezmişim. Mutlu.
duygusal olarak "unutulmaz bir an" denen
yaşam aralıklarından birinde, tam kendin olarak,
tam kendisiyle yüzyüze geldiğin bir başka kişiyle
birlikte, bir şey yaşadığında (bir sevinç, bir acı...)
-- o zaman gerçekten yaşarsın.
ama bu "an"ları son derece seyrek yaşarsın
(kimi insanlar --çoğunluk?-- bunları hiç yaşamaz
belki); son derece de kısa... gene de, bunların sağladığı
anlam yoğunluğu, yaşamının bütün geriye kalan
çölünü yeşertmeye yetecek.
-
yaşadıkların yitmeyecekler - yaşayacaklar
bir şeyleri yaşamışsan, gerçekten yaşamışsan
onları yitiremezsin artık - istesen bile istemesen bile, yaşar artık onlar
yaşadıklarınsın
yaşamın, bütün yaşadıklarını yitirip, yeniden kazanmanın süreci olacak - hep yeniden yitirip, hep yeniden kazanmanın süreci
"ölene kadar yaşıycaz"
~ irigitte fardot , 10/15/2010 2:21 ÖS
dünyanın en güzel insanlarının gitmek için hepimizden daha aceleci olma durumu nedir? vardır herhalde bi bildikleri. vardır bunun da bi olayı, bi ince ayarı. kocaman bi 'hayat' deyip susabiliriz. kolay ve zor sürekli yer değiştiriyor, düşündüğün her şey mefhumunu yitiriyor. ama duyuyorsun beni, konuşuyorum seninle:
yapmak istediğini yaptın, daha yapacakların vardı ama ha burası ha başka yer sana fark eder mi nurdan ya. hepimiz gidicez de sen önden gidiyosun. sanırım keşif ekibindensin. hep öyleydin. sonluluk da sonsuzluk da bu evrendeki her şey gibi kafamızda. şimdi kim cüret edebilir 'bitti' demeye? bitmek?
seni seviyorum.


